Anasayfa / Karpuzlu / Tarihçe

İLÇEMİZİN TARİHÇESİ

 

İLÇE’NİN ADININ KAYNAĞI

Bugün İlçe Merkezi olarak kullanılan yerleşim yerinin adının daha önce Demircidere olduğu bilinmektedir. Karpuzlu,  Cumhuriyetin ilk yıllarındaki kayıtlarında Demircidere Köyü olarak geçmektedir. Köye, Demircidere adının verilmesinin nedeni, köyün hemen yanındaki dere kenarında olan birkaç demirci dükkanından kaynaklandığı sanılmaktadır. O dönemlerde Abak, Ulukonak, Gölcük, Ömerler, Tekeler gibi köylerin nüfuslarının Demircidere’den çok fazla olduğu kayıtlarda mevcuttur. Demircidere Köyü adı , 1971 yılında, beldenin belediyelik olmasıyla Karpuzlu olarak değiştirilmiştir. Karpuzlu adının ovadan geldiği bilinmektedir. Şu an Karpuzlu Ovası olarak anılan yerin adı daha önceleri de aynı adla anılırmış. Ovaya bu adın neden verildiğini bilmiyoruz.

TARİHTE KARPUZLU 

 
       Gül Esin (Karpuzlu Bucağı İlk Kadın Muhtarı)

Anadolu ilk çağlardan beri medeniyete beşiklik etmiştir. Üzerinde kurulan birçok devletten biri de Karpuzlu İlçesini de sınırları içerisine alan Karia Devleti’ydi. Resmi tarihçiler, Karialılar’ın bölgemizde ilk görülmeye başladığı tarih olarak  İ.Ö. 4000 yıllarını gösterir . O dönemde nereden geldikleri bilinmeyen bu topluluk, bölgede bazı yerleşim yerlerini kurduktan sonra batıya, Ege Denizine doğru yürümeye devam etmişlerdir. Yine Ege adaları’nda ve Yunan Yarımadası’nda bazı yerleşim alanları kurmuşlardır. Girit Adası’nda Minos Uygarlığı’nın temellerini atmışlardır. Knossos Sarayı kalıntılarında yapılan kazılarda Karia tapınımlarına, savaş ve günlük kullanım eşyalarına rastlanmıştır. Batıya, çeşitli zamanlarda göçü sürdüren Karyalılar’ın bir bölümü İ.Ö. 3000, 2800 yıllarında yeniden Ege’nin doğusuna dönmüşler, bölgemize yerleşerek kentler kurmuşlardır. Bölgede üç söylencesel kişiden sözedilir;  Lydos, Mynos, ve Kar. Bu üç kardeş bölgede üç ayrı devlet kurmuşlar ve uzun zaman bölgeyi ellerinde bulundurmuşlardır. Lydos, Lykia Uygarlığı’nı, Mynos, Mysia Uygarlığı’nı, Kar da Karia Uygarlığını kurmuştur.

Mylasa, Alabanda, Stratoneika, Kaunos, Halikarnossos, İasos gibi onlarca kentin kurucusu olan Karialılar’ın yazılı bir tarihi ve var olmasına rağmen çözülmüş bir yazısı yoktur. Karialılar, kendi dilleri olan Karca’yı konuşurlardı. Bununla birlikte Karca, bölgede, Roma Dönemi’ne dek konuşulmuştur.. Bölgemizde ve Mısır kıyılarında Karca yazılmış tabletler bulunmasına rağmen bu dil hala çözülememiştir. Bölge düzensiz aralıklarla çeşitli devletlerin egemenliğinde kalmıştır. Romalılar, Persler, Bizanslılar uzun yıllar bu topraklarda egemenliklerini sürdürmüşlerdir. Karpuzlu’nun tarihini araştırırken şunu unutmamak gerekir: Karpuzlu genç bir ilçe ve yeni bir yerleşim yeri. Alinda’dan sonra bölge yerleşim yeri olarak pek ilgi görmemiş. O nedenle Karpuzlu ilçesi’nin Cumhuriyet Dönemi öncesini incelerken Çine ile ya da Alinda ile birlikte incelemek gerekmektedir.

2. Abdülhamit döneminde, yani 1877 yıllarında Felibe, Çırpan ve Zara bölgelerinden Çine’ye göç eden kafileden Karpuzlu ve köylerine yerleştirilen olmamıştır. Ama bazı köylerde Girit kökenli ailelerin olduğu (Ömerler ve Ulukonak gibi) bilinmektedir. Bu ailelerin ne zaman geldiği bilinmemektedir. Diğer yandan Yörük aşiretlerinin bölgede kalmasını gerektiren Osmanlı Fermanı (nüfus sayımı için) nedeniyle bölgede konuşlanan aşiretlerden bilineni, Hayta Yörük Aşireti’nin oymakların kurduğu Hatıpkışla Köyü bugün tamamen yerleşik düzene geçen aşiretlerdendir. Karatepe Aşireti’nin Bıttı oymağının bir kolu da Güney Köyü’ne yerleşmiştir. 

İLÇE’NİN KISA OLARAK TANITILMASI 

İlçe Teşkilatımız 09.05.1990 tarih ve 3644 Sayılı Kanunla kurulmuştur. Karpuzlu İlçesi ilk defa olarak Dolamanlı mevkiinde kurulmuş sonra, bu günkü alana yerleşmiştir. İlk adı Demircidere olup, 19.06.1971 yılında Belediye Teşkilatı kurulduktan sonra Karpuzlu olarak değiştirilmiştir. İlçemizde M.Ö.1350 yıllarında inşa edilen “Alinda Antik Kenti” tarihi kalıntıları mevcuttur.

Alinda’nın önceleri Etiler’in elinde olduğu ve daha sonra Büyük İskender tarafından M.Ö. 328 tarihinde Karya Kraliçesi Ada’ya verildiği anlaşılmıştır. Alinda Antik Kenti karakteristik bir şehir olup, dükkanlar, toprakla dolu agorası, tiyatrosu, su kemerleri, sarnıçları, kraliçe sarayı, lahitler ve kanalizasyon teşkilatı ile mükemmel bir plana sahip olduğu belirgin olarak görülmektedir.